Fanfy
.studio
Cargando...
Imagen de fondo

Star

Fandom: Red dead redemption 2

Creado: 16/2/2026

Etiquetas

RomanceDramaCelosRealismoLirismoHistoria DomésticaEstudio de Personaje
Índice

Kıskançlığın Dansı

Ellaria, kampın hareketli atmosferinde sessizce oturmuş, elindeki deriyi dikkatle işliyordu. Dikişleri kusursuzdu, zihni ise dağınık. Gözleri, farkında olmadan Javier'in etrafında dolanıp duruyordu. Son birkaç gündür aralarındaki görünmez bağ kopmuş gibiydi. Eskiden her bakışlarında bir kıvılcım, her kelimede gizli bir anlam olurdu. Şimdi ise Javier'in bakışları onu es geçiyor, gülüşleri başkalarına yöneliyordu.

Kıskançlık, Ellaria'nın nadiren hissettiği, rahatsız edici bir duyguydu. Genellikle mantığıyla hareket eder, duygularına pek prim vermezdi. Ama Javier... Javier, onun mantık duvarlarını yıkıp geçen, kalbine sızan bir fırtınaydı. Meksikalı revolüsyonerin karizması, derin bakışları ve o yumuşak gitar sesi, Ellaria'nın içindeki en korunaklı köşelere bile ulaşmıştı.

Her şey birkaç gece önce, Valentine'daki barda başlamıştı. Javier, Arthur ve Charles ile birlikte şehre inmişti. Ellaria, kampın güvenliğinden sorumlu olduğu için onlarla gidememişti ama akşam döndüklerinde Arthur'un anlattıkları, içini yakıp kavurmuştu. Javier'in barda bir kadınla flörtleştiğini, ona gülümsediğini, hatta kadının saçlarını okşadığını duymuştu. Arthur, bunu masum bir şaka olarak anlatırken, Ellaria'nın kalbinde bir sızı belirmişti.

Belki de Javier'in doğasında vardı bu. Kadınlara olan ilgisi, flörtöz tavırları... Ama Ellaria, aralarındaki özel bir bağ olduğunu düşünmüştü. Bakışmaları, sessiz anlaşmaları, birbirlerinin cümlelerini tamamlamaları... Bunlar sadece birer yanılsama mıydı?

O günden sonra Ellaria, Javier'den uzak durmaya başlamıştı. Bakışlarını kaçırıyor, kamp işlerinde daha da fazla oyalanıyor, onunla göz göze gelmemek için elinden geleni yapıyordu. Javier ise bunu fark etmişti. Ellaria'nın soğuk tavırları, onun canlı ve neşeli ruhunu gölgelemişti.

Javier, Ellaria'nın yanından geçerken yavaşladı. "Ellie," dedi, sesi her zamankinden daha yumuşaktı. "Nasılsın?"

Ellaria başını kaldırmadan, "İyiyim, Javier," diye mırıldandı. Sesi buz gibiydi.

Javier, kaşlarını çattı. "Öyle görünmüyorsun. Bir sorun mu var?"

Ellaria, deriyi masaya bıraktı ve nihayet Javier'e döndü. Gözleri gri-yeşilin en soğuk tonlarındaydı. "Neden olsun ki?"

Javier, onun bu tavrına anlam veremiyordu. "Bilmiyorum. Son birkaç gündür bana soğuk davranıyorsun. Yanlış bir şey mi yaptım?"

Ellaria, alaycı bir gülümsemeyle, "Yanlış bir şey mi? Neden yapmış olasın ki, Javier?" dedi. Sesindeki ima, Javier'in içini kemirmeye başlamıştı.

Javier, ellerini cebine soktu. "Eğer bir şey varsa, söyleyebilirsin Ellie. Ben senin arkadaşınım."

"Arkadaş mı?" Ellaria'nın sesi yükselmişti. "Arkadaşların, başkalarıyla flört edip sonra da arkadaşlarına hiçbir şey olmamış gibi mi davranır?"

Javier'in gözleri şaşkınlıkla açıldı. "Neden bahsediyorsun?"

"Valentine'daki barda olanlardan bahsediyorum, Javier!" Ellaria'nın sesi titriyordu. "Arthur anlattı. Bir kadınla ne kadar eğlendiğini..."

Javier, bir an duraksadı, sonra yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. "Ah, o mu? O sadece masum bir flörttü, Ellie. Eğleniyorduk."

"Eğleniyordun, evet," Ellaria'nın sesi öfkeyle doluydu. "Ben de burada kampın güvenliğini sağlamakla uğraşırken sen eğleniyordun."

Javier, Ellaria'nın kıskançlığını yeni anlamaya başlamıştı. Yüzündeki gülümseme genişledi. "Sen... Sen beni kıskandın mı, Ellie?"

Ellaria'nın yanakları kızardı. "Ne saçmalıyorsun, Javier? Neden seni kıskanayım ki?"

Javier, yavaşça Ellaria'ya yaklaştı. "Çünkü sen de bana karşı bir şeyler hissediyorsun, değil mi? Tıpkı benim sana hissettiğim gibi."

Ellaria'nın kalbi hızla çarpmaya başlamıştı. Javier'in bu kadar açık sözlü olması, onu şaşırtmıştı. "Ben... Ben hiçbir şey hissetmiyorum."

Javier, elini Ellaria'nın yanağına uzattı ve nazikçe okşadı. "Gözlerin yalan söylüyor, Ellie. Gözlerin, kalbinin fısıltılarını ele veriyor."

Ellaria'nın nefesi kesilmişti. Javier'in dokunuşu, tüm vücudunu titretmişti. Gözleri, Javier'in koyu kahverengi gözlerine kilitlenmişti.

"Ben o kadınla sadece... oyalanıyordum," diye fısıldadı Javier. "Çünkü sen orada değildin. Çünkü sensiz her anım eksik, Ellie."

Ellaria'nın gözleri dolmuştu. Bu sözler, içindeki tüm buzları eritmişti. "Javier..."

Javier, diğer elini de Ellaria'nın yanağına koydu ve yüzünü avuçlarının arasına aldı. "Seni kıskandırdıysam, özür dilerim. Ama bil ki, benim gözlerim senden başkasını görmez."

Ellaria, sonunda dayanamadı. Gözlerinden yaşlar süzülürken, Javier'in kollarına atıldı. Javier, onu sıkıca sardı, Ellaria'nın saçlarına öpücükler kondurdu.

"Ben de seni kıskandım, Javier," diye fısıldadı Ellaria, Javier'in omzuna başını yaslarken. "Çok kıskandım."

Javier gülümsedi. "İyi ki kıskandın, Ellie. Yoksa bu kadar açık sözlü olur muydun?"

Ellaria, başını kaldırdı ve Javier'in gözlerine baktı. "Demek beni konuşturmak için yaptın bunu?"

Javier, omuz silkti. "Belki biraz. Ama asıl amacım, senin de bana karşı bir şeyler hissettiğini anlamaktı."

Ellaria, Javier'in yüzündeki samimi ifadeye baktı ve gülümsedi. "Çok zekisin, Javier Escuella."

"Ve sen de çok inatçısın, Ellaria North," diye karşılık verdi Javier. "Ama bu yüzden seni seviyorum."

Ellaria'nın kalbi bu sözle yerinden fırlayacak gibi oldu. "Seviyor musun?"

Javier gülümsedi. "Evet, Ellie. Seni seviyorum. İlk gördüğüm andan beri."

Ellaria'nın gözleri bir kez daha doldu. Bu, uzun zamandır duymayı beklediği bir itiraftı. "Ben de seni seviyorum, Javier."

Javier, Ellaria'nın dudaklarına eğildi ve onu nazikçe öptü. Öpücük, tutku ve sevgi doluydu. Ellaria, Javier'in kollarında erirken, tüm endişeleri ve kıskançlıkları eriyip gitmişti. Artık sadece Javier vardı, onun sıcaklığı ve aşkı.

Kampın gürültüsü, kuş sesleri, uzaktan gelen at kişnemeleri... Hepsi bir anda anlamsızlaşmıştı. Tek gerçek, Javier'in dudaklarının dudaklarındaki hissiydi. Onlar için dünya durmuştu.

Öpüşmeleri derinleşti, nefesleri hızlandı. Javier, Ellaria'nın belini sıkıca kavrarken, Ellaria da ellerini Javier'in saçlarına daldırdı. Bu, aralarındaki sessiz flörtleşmelerin, kaçamak bakışların, gizli gülümsemelerin birikmiş bir volkan gibi patlamasıydı.

Nihayet ayrıldıklarında, ikisi de nefes nefese kalmıştı. Ellaria'nın yanakları kızarmış, gözleri parlıyordu. Javier'in yüzünde ise zafer dolu bir gülümseme vardı.

"Demek kıskançlığın dansı böyle başlar," diye fısıldadı Javier, Ellaria'nın alnına bir öpücük kondururken.

Ellaria gülümsedi. "Ve benimle dans ettiğin için şanslısın, Escuella."

Javier kahkaha attı. "Öyleyim, Ellie. Çok şanslıyım."

O günden sonra, Ellaria ve Javier arasındaki ilişki bambaşka bir boyut kazanmıştı. Gizli bakışmaların yerini açıkça gösterilen bir sevgi almıştı. Kampın diğer üyeleri de aralarındaki bu değişimi fark etmiş, gülümseyerek izlemişlerdi. Dutch bile, bu iki inatçı ruhun sonunda bir araya gelmesine sevinmişti.

Ellaria, artık Javier'in yanındayken kendini daha güvende, daha mutlu hissediyordu. Javier'in her dokunuşu, her kelimesi, onun için birer melodi gibiydi. Javier ise, Ellaria'nın zekasına, gücüne ve güzelliğine hayranlığını her fırsatta dile getiriyordu.

Bir akşam, kamp ateşi etrafında toplanmışlardı. Javier gitarını çalıyor, Ellaria ise onun yanına sokulmuş, başını omzuna yaslamıştı. Javier, Meksika'dan bildiği hüzünlü bir aşk şarkısını mırıldanıyordu. Ellaria, Javier'in sesindeki tutkuya kapılmış, gözlerini kapatmıştı.

Şarkı bittiğinde, Javier Ellaria'nın saçlarına bir öpücük kondurdu. "Senin için, mi amor."

Ellaria gülümsedi. "Benim için mi?"

"Evet," dedi Javier. "Çünkü sen benim müziğimin ilham kaynağısın."

Ellaria, Javier'in elini tuttu ve parmaklarını parmaklarına kenetledi. "Ve sen de benim en güzel melodimsin, Javier."

Arthur, uzaktan onları izlerken gülümsedi. "Sonunda," diye mırıldandı Charles'a. "Bu iki inatçı keçi sonunda yola geldi."

Charles da başını sallayarak onayladı. "Aşkın gücü, Arthur. Her zaman kazanır."

Ellaria ve Javier, kamp ateşinin sıcaklığında, yıldızların altında, birbirlerine sarılarak oturuyorlardı. Gelecek belirsizdi, Van der Linde çetesinin kaderi sallantıdaydı. Ama o an, sadece onlar vardı. Aşkları, tüm zorluklara meydan okuyacak kadar güçlüydü. Kıskançlık, onları bir araya getiren bir dansın ilk adımı olmuştu. Ve şimdi, o dansın ritmi, kalplerinin atışlarıyla uyum içinde devam ediyordu.
Índice

¿Quieres crear tu propio fanfic?

Regístrate en Fanfy y crea tus propias historias.

Crear mi fanfic